Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Toroslar’ın Kalbinde Bir Gizli Cennet: Çamlıyayla Kisecik Kanyonu ve Papazın Bahçesi Rotası

Akdeniz’in nemli havasından kaçıp Toroslar’ın serin sularına sığınmak isteyenler için Çamlıyayla’nın saklı cenneti Kisecik Kanyonu ve Papazın Bahçesi’ni adımladık. İşte doğaseverler için adım adım hafta sonu trekking ve keşif rehberi.

Akdeniz’in nemli havasından kaçıp Toroslar’ın serin sularına sığınmak isteyenler için

Merhaba sevgili Mersin Yerel Haber okurları! Yine bir hafta sonu, yine sırt çantamı yüklenip Toroslar’ın o eşsiz, çam kokulu patikalarına vurdum kendimi. Rota Mersin Gezgini Can olarak bu hafta sizi, kıyı şeridindeki nemden ve şehir gürültüsünden uzaklaşıp ruhunuzu dinlendireceğiniz harika bir kaçış noktasına götürüyorum: Çamlıyayla’nın gözbebeği Kisecik Kanyonu, bilinen diğer adıyla Saklı Cennet ve hemen ardından serinliğiyle insanı büyüleyen Papazın Bahçesi. Şehrin beton binaları arkamızda kalıp yükselmeye başladıkça, virajların ardından beliren asırlık çam ağaçları ve yüzümüzü okşayan dağ rüzgarı daha yoldayken bile huzuru hissettirmeye yetiyor.

Yolculuğumuzun ilk durağı, son yıllarda doğaseverlerin ve fotoğraf tutkunlarının gözdesi haline gelen Kisecik Kanyonu. Kanyona yaklaştığınızda sizi karşılayan o mistik hava gerçekten anlatılmaz, yaşanır. İki devasa kayalık kütlenin arasında sıkışıp kalmış bu doğa harikası, adını neden “Saklı Cennet” olarak aldığını daha ilk bakışta kanıtlıyor. Kanyonun tabanında süzülen buz gibi, turkuaz renkli suyun üzerinde tahta sallar ile yolculuk yapmak tam anlamıyla bir maceraya dönüşüyor. İki elinizle halata tutunarak sarp kayalıkların arasından süzülürken, kanyonun üzerini örten ağaçların arasından sızan güneş ışınlarının suda oluşturduğu yansımalar göz alıcı. Suyun soğukluğu ise öyle az uz değil; ayağınızı soktuğunuz an Toroslar’ın eriyen karlarının selamını alıyorsunuz.

Kisecik’in büyüsünden sıyrılıp rotamızı biraz daha yukarıya, Çamlıyayla’nın bir diğer doğa harikası olan Papazın Bahçesi’ne çeviriyoruz. Berdan Nehri’nin ana kaynaklarından biri olan Fakılar Çayı’nın doğduğu bu bölge, asırlık çınar ağaçlarının gölgesinde tam bir huzur vahası. Dev çınarların kökleri arasından fışkıran berrak suların sesi, yürüyüş boyunca size rehberlik ediyor. Burada oluşturulmuş doğal trekking parkuru, hem amatör yürüyüşçüler hem de profesyonel doğaseverler için oldukça elverişli. Ağaçların arasından süzülen patikayı takip ederken kuş seslerine karışan su şırıltısı, haftanın tüm yorgunluğunu birkaç dakika içinde silip süpürüyor. Yürüyüş mola noktasında derenin üzerine kurulmuş ahşap çardaklarda oturup ayaklarınızı serin sulara uzatmak ise bu rotanın en keyifli ritüellerinden biri.

Tabii Çamlıyayla’ya kadar gelip de buranın yöresel lezzetlerini tatmadan dönmek gezgin ruhumuza yakışmaz. Papazın Bahçesi çevresinde yetiştirilen taze alabalıkların tadı bir başka. Yürüyüş sonrası kiremitte pişen nar gibi bir alabalık ya da fırından yeni çıkmış sıcak bir sıkma ile enerjinizi tazeleyebilirsiniz. Dönüş yolında ise Çamlıyayla merkezine uğrayıp Toroslar’ın meşhur karlı tatlısı “Karlambaç”ın tadına bakmayı sakın ihmal etmeyin. Gerçek dağ karı ile hazırlanan doğal meyve şuruplu bu serinlik, gezinizin tatlı bir noktası olacaktır. Ayrıca yöre halkının kendi elleriyle topladığı elma, ceviz ve Çamlıyayla fındığını da pazar tezgahlarında bulabilirsiniz.

Sevgili doğadostları, Toroslar bizlere bahşedilmiş muazzam bir mirastır. Kisecik Kanyonu ve Papazın Bahçesi gibi bakir güzellikleri ziyaret ederken yanımızda getirdiğimiz her türlü atığı geri götürmeyi, doğayı bulduğumuz gibi bırakmayı unutmayalım. Gelecek hafta yepyeni bir keşif rotasında, Mersin’in bir başka gizli köşesinde buluşmak üzere; rotanız daima doğaya, adımlarınız keşfe çıksın!