TBMM Çocuk İstismarının Araştırılması Komisyonunun hazırladığı taslak raporda, vakıf ya da dernek bünyesinde barınma hizmeti alan çocuklara sunulan hizmetlere ilişkin, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve denetim raporlarının kamuoyuyla açık şekilde paylaşılması istendi.
Raporda, “Çocuk ihmal ve istismarının önlenmesine yönelik tespit ve öneriler” kısmındaki 8 ana başlık altında 246 maddelik önerilere de yer verildi.
ÇOCUK İHMAL VE İSTİMARININ ÖNLENMESİNE 8 ANA BAŞLIK
Raporda, “Çocuk ihmal ve istismarının önlenmesine yönelik tespit ve öneriler” kısmındaki 8 ana başlık altında 246 maddelik önerilere de yer verildi.
Erken yaşta evlilikler dahil her türlü ihmal ve istismarın kabul edilemez olduğuna dair toplumun tüm kesimlerinde farkındalık ve sorumluluk bilinci oluşturulması gerektiği anlatılan raporda, farkındalığı artırmak için kamu spotu, eğitim, seminer, tiyatro, sergi gibi topluma yönelik eğitimsel, sanatsal ve kültürel etkinliklerin teşvik edilmesi istendi.
“Zorunlu eğitim çağında olan öğrencilerin okul devamsızlığının önlenmesine yönelik tedbirler arttırılmalı ve bunların nedenleri hakkında araştırmalar yaygınlaştırılmalı.” ifadesi yer alan raporda, okul terkinin önlenebilmesine yönelik tedbirlerin alınması, İlköğretim ve Eğitim Kanunu gereğince öğrencinin okula devamından sorumlu veli, vasi, muhtar, mülki idari amir, müfettiş ve eğitim yöneticilerine yönelik bilgilendirme çalışmalarının yaygınlaştırılması önerildi.
Okul öncesinden başlamak üzere her bir çocuğa “hayır deme becerisi”, “güvenli mesafe”, “mahremiyet”, “güvenli ilişkiler”, “iyi dokunuş-kötü dokunuş” eksenli eğitimlerin verilmesi ve bu eğitimlerin yaygınlaştırılması gerektiği vurgulanan raporda, “İhmal ve istismarın önlenmesi ve güvenli eğitim ortamlarının oluşturulması amacıyla pansiyonlu okullar başta olmak üzere tüm okullardaki öğretmen, öğrenci, belletici, yardımcı personele yönelik psiko-eğitim programları ve uygulamaları yaygınlaştırılmalı, eğitimlerin etkinlikleri artırılmalı.” ifadesi kullanıldı.
Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kurumsal kapasitesinin güçlendirilerek bütçesinin arttırılması istenen raporda, korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocuklar hakkında mahkeme kararı alınıncaya ya da uygun hizmet modeli belirlenene kadar çocuğun üstün yararı gözetilerek ara hizmet modellerinin oluşturulması istendi.
ÇOCUK İŞÇİLİĞİNE KARŞI PROGRAMLI TEFTİŞ
Çocuk işçiliği sebebiyle eğitime devam edemeyen ya da risk grubundaki çocukların tespitine yönelik ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılarak “Çocuklar Güvende Ekipleri”nin yaygınlaştırılması gerektiğinin altı çizilen raporda, “Çalışan çocukları korumaya yönelik olarak iş yeri denetimlerinde kapsam dışı kalan iş ve iş yerleri için gerekli denetim mekanizmaları oluşturmak üzere yasal düzenlemeler yapılmalı ve çocuk işçiliğini incelemeyi amaçlayan programlı teftişler yürütülmeli.” ifadelerine yer verildi.
Çocukların sağlık hizmetlerinden faydalanmasının engellenmesinin çocukların sağlık ihmali olduğu belirtilen raporda, bu durumun ölümcül sonuçlarının olabileceği kaydedildi. Raporda, “Bu nedenle aşı reddi, sağlık izlemi reddi, tarama testlerinin yapılmasına engel olma gibi durumlarla mücadele edebilmek için yasal altyapı güçlendirilmeli ve sağlık çalışanlarının bu durumlarda vakaları nasıl idare edebileceğine dair kapasiteleri artırılmalı.” önerisi yer aldı.
