Merhaba sevgili mersinyerelhaber.com okurları! Ben Lezzet & Kültür Avcısı Selin. Kentimizin zengin gastronomi haritasında adımlamadık sokak, çalmadık kapı bırakmama hedefiyle çıktığım bu seyahatlerde, bugün rotamı Göksu Nehri’nin bereket beslediği kadim topraklara, yani Silifke’ye çevirdim. Akdeniz’in cömert güneşi içimizi ısıtırken, Toroslar’ın gölgesinde serinlemenin ve damakları şenlendirmenin en köklü yolu şüphesiz ki yüzyıllardır değişmeyen o muazzam lezzetten geçiyor: Silifke Batırığı.
Batırık, sıradan bir yemek ya da alelade bir kısır çeşidi kesinlikle değildir. O, Çukurova ve Taşeli platosunun ortak aklıyla biçimlenmiş, kavurucu yaz sıcaklarına karşı geliştirilmiş tam anlamıyla bir ferahlık ritüelidir. İşin sırrı, malzeme seçimindeki titizlikte ve sabırla yürütülen hazırlık safhasında gizlidir. İncecik esmer düğür (ince bulgur), ahşap ya da taş seneklerde kavrulmuş susam, yer fıstığı veya yöre tabiriyle çitlek ibiği ile buluşur. Bu tohumların taş dibekte dövülerek kendi doğal yağını dışarı salması, Batırık’a o karakteristik, derin ve fındıksı aromasını kazandıran en kritik dokunuştur.
İnce kıyılmış taze fesleğen, nane, domates, kuru soğan ve ev yapımı acı biber salçası bu zengin tabana dahil edildiğinde, ortaya çıkan koku bile insanı geçmişe, çocukluğumuzun yayla sofralarına götürmeye yeter. Batırık’ın en büyüleyici yanlarından biri ise iki aşamalı bir gastronomi deneyimi sunmasıdır. İlk etapta, az miktarda suyla yoğrulan ve sıkım haline getirilen kuru batırık; körpe taze taze toplanmış asma yapraklarına veya çıtır marul yapraklarına sarılarak tüketilir. Bu safhada malzemenin yoğunluğu ve baharatların aroması damakta adeta bir lezzet patlaması yaratır.
Ancak ritüel burada bitmez! Yoğrulduğu kabın içerisine Toroslar’ın pınarlarından gelen soğuk su (günümüzde buz parçaları) ve mis kokulu narenciyelerimizden elde edilen taze sıkılmış limon suyu ya da ev yapımı nar ekşisi eklendiğinde Batırık, bir çorba kıvamına evrilir. Üzerine doğranan salatalık ve domates taneleriyle birlikte kaşık kaşık içilen bu soğuk lezzet, hem vücut ısısını dengeler hem de sindirimi inanılmaz derecede rahatlatır. Vejetaryen ve vegan beslenmenin günümüzde bir trend haline geldiği dünyamızda, Silifke Batırığı yüzyıllar öncesinden gelen tam teşekküllü bir süper gıda olarak karşımızda durmaktadır.
Silifke’de Batırık demek, aynı zamanda bir sosyalleşme bahanesi demektir. Kadınların komşularıyla bir bir araya geldiği, dertlerin paylaşıldığı, neşeli kahkahaların yükseldiği “Batırık günleri”, bölgenin somut olmayan kültür mirasının en canlı tanığıdır. Eğer yolunuz Silifke’ye düşerse, bu eşsiz lezzeti sadece tatmakla kalmayın; hazırlanışındaki o emeği, harçtaki her bir malzemenin hikayesini dinleyin. Mersin’in mutfak kültürünü eşsiz kılan şey tam da budur: Mütevazı malzemelerin, asırlık yaşanmışlıklarla birleşerek birer sanat eserine dönüşmesi. Bir sonraki lezzet durağımızda görüşmek üzere, ağzınızın tadı hiç bozulmasın!

