Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihinde 15 Temmuz 2016, demokrasiye yapılan hain bir darbe girişimi olarak yerini almıştır. Ancak son zamanlarda, 15 Temmuz’u Cumhuriyet’in kuruluşu ile kıyaslayan bazı görüşler ortaya çıkmıştır. Bu tür kıyaslamalar, hem tarihsel gerçeklere hem de Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve onunla birlikte Cumhuriyet’i kuranlara büyük bir haksızlık niteliği taşımaktadır.
Öncelikle, 15 Temmuz gecesi yaşananlar, halkın demokrasisine ve özgürlüğüne sahip çıkma iradesinin bir göstergesiydi. Türk milleti, tankların ve silahların karşısında durarak demokrasisini korudu. Bu cesaret ve fedakarlık elbette ki tarihin altın sayfalarına yazılmayı hak ediyor. Ancak bu olayın, Cumhuriyet’in kuruluş süreciyle kıyaslanması büyük bir yanılgıdır.
Cumhuriyet, uzun yıllar süren bağımsızlık mücadelesinin ve devrimlerin sonucunda, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde kurulmuştur. 29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyet, modern Türkiye’nin temellerini atmış, ülkemizi çağdaş medeniyetler seviyesine çıkarmayı hedeflemiştir. Atatürk’ün önderliğinde gerçekleştirilen devrimler, eğitimden hukuka, ekonomiden toplumsal yapıya kadar her alanda köklü değişiklikler getirmiştir. Cumhuriyet, sadece bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda bir aydınlanma ve modernleşme projesidir.
15 Temmuz darbe girişimi ise, mevcut demokratik düzeni yıkmaya yönelik bir kalkışmaydı. Cumhuriyetin temel ilkelerine ve Atatürk’ün mirasına sahip çıkan Türk milleti, bu girişimi engelleyerek demokrasiye olan bağlılığını bir kez daha göstermiştir. Ancak bu olayın Cumhuriyet’in kuruluş süreci ile aynı kefeye konulması, tarihimize ve Atatürk’e yapılan büyük bir saygısızlıktır.
Tarihimizdeki her olay, kendi bağlamı ve koşulları içinde değerlendirilmelidir. Cumhuriyet’in kuruluşu, bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin taçlandırılmasıdır. Atatürk ve silah arkadaşlarının, imkansız görünen bir zaferi gerçekleştirerek, modern Türkiye’nin temellerini atmalarıdır. 15 Temmuz ise, halkın demokrasiye sahip çıkma iradesinin bir yansımasıdır. İkisini kıyaslamak, her iki olayın da önemini ve değerini küçümsemek anlamına gelir.
Sonuç olarak, 15 Temmuz’u Cumhuriyet ile kıyaslamak, Atatürk ve Cumhuriyet’i kuranlara haksızlık olduğu gibi, tarihsel gerçeklere de aykırıdır. Her iki olay da kendi içinde değerlendirilmeli ve tarihimize olan saygımızı koruyarak, doğru bir perspektiften ele alınmalıdır.
YORUMLAR