
Psk. Dan. İlayda ARISOY YAZDI…
Bugün hayatımızın belki de en önemli konularından biri üzerine konuşacağız: Bir insan kendi kendinin terapisti olabilir mi ve bunu nasıl başarabilir?
Hepimiz zaman zaman zorlanırız. Kimi zaman stres, kaygı, korku veya depresif hisler içinde oluruz. Bu noktada çoğumuz bir çözüm ararız. Elbette profesyonel destek almak çok kıymetlidir, ancak herkesin her zaman bir terapiste erişimi olmayabilir. Gerek maddi yetersizlikler gerek toplum algısı yani ben deli miyim de psikoloğa gideyim düşüncesi hala maalesef ki var. İşte tam bu noktada, kişinin kendi kendini destekleme becerisi devreye girmeli.
Bu yayında şu sorulara cevap arayacağız:
• Kendi kendini terapi etmek gerçekten mümkün mü?
• Bunu yapmak için hangi becerileri geliştirmeliyiz?
• Günlük hayatta uygulayabileceğimiz pratik yöntemler neler?
• Bu süreçte karşılaşabileceğimiz zorlukları nasıl aşabiliriz?
Hazırsanız başlayalım!
Öncelikle şunu netleştirelim: Kendi kendinin terapisti olmak, profesyonel bir terapistin yerine geçmek demek değildir. Ancak psikoloji bilimi bize şunu söylüyor: İnsan beyninin sınırsız bir gücü vardır, değişebilir ve kendini iyileştirebilir.
Bu kavrama “nöroplastisite” denir. Beynimiz, düşünce kalıplarımızı değiştirdiğimizde fiziksel olarak da değişir. Yani, kendimizi gözlemleyerek, düşüncelerimizi yöneterek ve bilinçli olarak bazı alışkanlıklar edinerek psikolojik sağlığımızı olumlu yönde etkileyebiliriz.
Ama bunun için ilk adım kendimizi tanımaktır. Çünkü sorunlarımızın farkında olmadan onları çözmemiz mümkün değildir.
Peki, kendimizi nasıl daha iyi tanıyabiliriz?
Öncelikle Duygularımızı Tanımalı ve Onları Kabul Etmeliyiz
Birçok insan, hislerini bastırarak veya görmezden gelerek daha iyi olacağını düşünür. Halk arasında “halının altına süpürmek” tabiri vardır. Ancak bu, uzun vadede daha büyük sorunlara yol açar.
Bunun yerine şu yöntemi kullanabiliriz:
• Günlük Tutabilirsiniz: Terapilerde sıklıkla verdiğimiz bir ödevdir. Her gün birkaç dakika duygularınızı yazın.
• Duygularınızın farkında olmanız için önce duygularınızın ismini bilmeniz lazım. O an hissettiklerinize isim verin: “Şu an üzgünüm” ya da “Şu an kaygılıyım” diyerek kendinizi tanıyın.
• Duygularınızı yargılamayın. Hissettiklerinizi “iyi” veya “kötü” olarak etiketlemek yerine, onların size bir şey anlatmaya çalıştığını kabul edin.
Örneğin, kaygılı hissettiğinizde kendinize şu soruları sorun:
• “Bu kaygının kaynağı ne?”
• “Bu duygu bana ne anlatmaya çalışıyor?”
• “Bu düşünce bana gerçekten yardımcı oluyor mu?”
Bu tür bir öz farkındalık geliştirmek, duygularımızla daha sağlıklı bir ilişki kurmamızı sağlar.
Olumsuz Düşünce Kalıplarını Tanımak ve Dönüştürmek
Farkında mısınız? Her konuştuğumuz konunun temeli kendini tanımaya ve farkındalığa çıkıyor. Demek ki bir şeyleri değiştirmek istiyorsak hayatta, önce kendimizden başlamalıyız.
Beynimiz bazen bizi yanıltır. Kendimizi kötü hissettiğimizde, olayları daha olumsuz algılarız. Bunun nedeni, beynimizin geçmişte yaşadığımız olumsuz deneyimleri hatırlamaya eğilimli olmasıdır.
Ben danışanlarıma hep şunu söylerim: “Bilinçdışı kendini sürekli hatırlatmaya çalışan eski sevgili gibidir.”
Beynimizi tanıdığımız sürece, farkındalığımızı artırdığımız sürece beynin bize ne demek istediğini anlarız ve kendimizi koruma altına alabiliriz.
Hem profesyonel yardımda hem de kendi kendini terapi etmede esas konulardan biri düşünce hatalarıdır.
Düşüncelerimizi kontrol edebildiğimiz ve değiştirebildiğimiz ölçüde beynimizi kontrole alabiliriz.
Değiştirmemiz gereken düşünce hatalarımız neler?
1.Genelleme: “Ben her zaman başarısızım.” “Kimse beni sevmiyor.”
2.Aşırı Uç Düşünme: “Ya tamamen başarılıyım ya da tamamen başarısızım.”
3.Felaketleştirme: “Bu sınavı geçemezsem hayatım biter.”
Bu düşünceleri fark ettiğinizde kendinize şu soruları sorun:
• “Gerçekten her zaman mı başarısızım?”
• “Bu durumu farklı bir bakış açısıyla nasıl görebilirim?”
• “Bu düşünceyi değiştirseydim nasıl hissederdim?”
Zamanla bu soruları sormak alışkanlık haline geldiğinde, zihnimiz daha sağlıklı düşünceler üretmeye başlar.
Kendimize Şefkat Göstermek ve İçsel Diyalog
Kendimize şefkat göstermenin yolu içsel diyaloğumuza dayanır.
Nasıl Daha Olumlu Bir İçsel Diyalog Kurabiliriz?
• Kendinize şunu sorun: “Bir arkadaşım benim yerimde olsaydı ona ne derdim?”
• Hata yaptığınızda kendinizi eleştirmek yerine, “Bu hatadan ne öğrenebilirim?” diye sorun.
Aslında düşünce değiştirme sadece bir alışkanlıktır. Kendimizi zorlamamıza gerek yok, 7 ve 21 gün kuralına uygun davrandığımızda beynimiz gerisini halledecektir.
Stres ve Kaygıyı Yönetme Teknikleri
Çünkü duygu ve düşüncelerimizi yönetmek kadar, bedenimizi de rahatlatmak önemlidir.
Mindfulness (Bilinçli Farkındalık) Egzersizleri
• 5-4-3-2-1 Tekniği:
• 5 şey gör
• 4 şey dokun
• 3 şey duy
• 2 şey kokla
• 1 şey tat
• Bu yöntem, kaygıyı anında azaltır.
Nefes Egzersizleri
•4-7-8 Nefesi: 4 saniye nefes al, 7 saniye tut, 8 saniyede ver.
•Diyafram Nefesi: Karnınızı şişirerek nefes alın, bu sizi rahatlatır.
Bugün konuştuğumuz yöntemleri nasıl günlük hayatımıza dahil edebiliriz?
• Kendinizi gözlemleyin.
• İçsel diyaloğunuzu iyileştirin.
• Olumsuz düşüncelerinizi fark edin ve dönüştürün.
• Bedeninizi rahatlatmayı unutmayın.
Unutmayın, kendiniz için en büyük iyiliği yine kendiniz yapabilirsiniz!
YORUMLAR