Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde son dönemde gerçekleştirilen idari yapılanma, yerel yönetim anlayışında liyakat, şeffaflık ve kurumsal verimlilik ilkelerinin yeniden ön plana çıkarıldığını gösteren önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.
Belediye Başkanı Vahap Seçer ’in öncülüğünde hayata geçirilen bu değişim süreci, yalnızca kadro revizyonu değil; aynı zamanda yönetim kültürünün yeniden şekillendirilmesi anlamını taşımaktadır.
Kamu yönetiminde sürdürülebilir başarının temelini oluşturan liyakat ilkesi, uzun yıllardır hem yerel hem de merkezi idarelerde en çok tartışılan konuların başında geldiği bilinmektedir. Bu bağlamda Mersin Büyükşehir’de atılan adımlar, görev ve yetkilerin; ehliyet, tecrübe ve dürüstlük kriterleri doğrultusunda yeniden dağıtılması açısından dikkat çekicidir.
Özellikle görevini özveriyle yerine getiren, kamu kaynaklarını titizlikle kullanan ve hukukun dışına çıkmayan kadroların daha etkin pozisyonlara getirilmesi, sadece kurumsal işleyişi değil, aynı zamanda kamuoyunun yönetime olan güvenini de güçlendirmektedir.
Bu çerçevede Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı görevinden Genel Sekreter Yardımcılığına getirilen Vedat Doğan ile İnsan Kaynakları Daire Başkanlığı görevinden aynı pozisyona yükselen Sinan Bayrakdar’ın yeni görevleri, sahadaki deneyimin üst yönetime taşınması açısından önemli bir gelişme olarak görülmelidir. Bu isimlerin geçmişte sergiledikleri performans ve kurumsal disipline bağlılıkları, yeni dönemde daha geniş bir etki alanı yaratacaklarının sinyallerini vermektedir.
Öte yandan, iletişim ve kurumsal temsil açısından kritik bir görev olan Özel Kalem Müdürlüğü’ne, daha önce Basın Daire Başkanlığı görevini yürüten Ezgi Başer’in bu görevi de üstlenmesi, kamuoyuyla kurulan bağın daha profesyonel ve etkin bir şekilde sürdürüleceğine işaret etmektedir. Kurumsal iletişimde deneyimli isimlerin bu tür pozisyonlara atanması, belediyenin şeffaflık politikasını destekleyen önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Su ve kanalizasyon hizmetlerinde kentin en önemli kuruluşlarından biri olan MESKİ’de Genel Müdürlük görevine getirilen Ali Rıza Özdemir ise teknik bilgi birikimi ve bürokratik tecrübesiyle dikkat çeken bir isimdir. Aynı kurumda Genel Müdür Yardımcılığı görevine yeniden getirilen Emre Gürkal Gökçe’nin de sürece dahil edilmesi, kurumsal hafızanın korunması ve devamlılığın sağlanması açısından önemli görülmektedir.
Tüm bu atamalar birlikte değerlendirildiğinde, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde yürütülen yeniden yapılanmanın rastlantısal değil; belirli bir vizyon ve strateji doğrultusunda gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Bu yaklaşım, sadece mevcut sorunların çözümüne odaklanmakla kalmayıp, gelecekte daha güçlü ve etkin bir yerel yönetim modelinin inşasını da hedeflediği görülmektedir.
Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde liyakat esaslı kadrolaşmanın güçlendirilmesi, görev tanımlarının netleştirilmesi ve yetkin isimlerin daha etkin pozisyonlara getirilmesi, Mersin’de yerel yönetim anlayışının dönüşüm geçirdiğini ortaya koymaktadır.
Bu dönüşümün sahaya olumlu yansımaları ise hem hizmet kalitesinde artış hem de vatandaş memnuniyetinde yükseliş olarak kendini göstermektedir. Mersin’de atılan bu adımlar, diğer yerel yönetimler için de örnek teşkil edebilecek nitelikte bir yönetim modelinin habercisi olarak değerlendirilmektedir.
Mersin Yenişehir Belediyesinde köklü bir değişimin yapılması da kamuoyunca olumlu karşılanmıştı.











YORUMLAR