Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Torosların Zümrüt Kucağında Bir Asırlık Miras: Mut Zeytinyağının İzinde Göksu Vadisi Sofraları

Akdeniz’in nemli havasından sıyrılıp Torosların kalbine, Mut’un bin yıllık zeytin ağaçlarının gölgesine uzanan lezzet dolu bir yolculuk. Göksu Vadisi’nin eşsiz zeytinyağı ve tandırdan yeni çıkmış sıcak sıkmanın büyülü hikâyesi.

Akdeniz’in nemli havasından sıyrılıp Torosların kalbine, Mut’un bin yıllık zeytin

Mersin’in kıyı şeridindeki o tatlı telaşı ve Akdeniz’in nemli sıcağını geride bırakıp direksiyonu kuzeye, Torosların iç vadilerine doğru kırdığınızda coğrafyanın dili bir anda değişir. Göksu Nehri’nin binlerce yıldır oya gibi işlediği vadiler boyunca ilerlerken, yol kenarlarındaki narenciye bahçeleri yerini yavaş yavaş gümüş yapraklı, gövdeleri tarih kokan zeytin ağaçlarına bırakır. İşte burası, rüzgârın kekik ve zeytin koktuğu, doğanın insanlığa cömertçe sunduğu en özel gastronomi duraklarından biri olan Mut ilçemizdir. Lezzet Avcısı Selin olarak bu haftaki durağımızda, sadece bir mutfak malzemesi değil, bu toprakların yaşam iksiri olan Mut zeytinyağının ve onunla taçlanan Göksu sofralarının izini sürüyoruz.

Mut’a adım attığınızda sizi ilk karşılayan şey, mikroklima iklimin yarattığı o muazzam ferahlıktır. Sert Toros rüzgârlarının vadide oluşturduğu doğal nem dengesi, zeytin sineğinin bu bölgede barınmasına izin vermez. Bu durum, Mut zeytinini kimyasal ilaçlamadan uzak, tamamen doğal ve katkısız kılar. İlçeye bağlı Hayat köyü yakınlarında durup tam 1300 yaşında olduğu tescillenen o görkemli Anıt Zeytin Ağacı’nın altında durduğunuzda, bu topraklara duyulan saygı daha da derinleşir. Roma’dan Selçuklu’ya, Osmanlı’dan günümüze kadar aynı topraktan filizlenen bu yeşil zümrütler, bugün sofralarımıza asiditesi düşük, meyvemsi aroması yüksek ve boğazda hafif tatlı bir yakıcılık bırakan altın sarısı bir mucize olarak dönüyor.

Peki, bu eşsiz zeytinyağı Toros köylüsünün marifetli elleriyle buluştuğunda ortaya nasıl bir lezzet şöleni çıkıyor? Cevap basit ama bir o kadar derin: Hakiki Mut Sıkması. Sabahın erken saatlerinde tandırın başında toplanan Yörük kadınlarının sac üzerinde pişirdiği incecik yufka ekmeği, henüz dumanı üzerindeyken taze sıkılmış Mut zeytinyağı ile hafifçe yağlanır. İçine Torosların yüksek yaylalarından toplanan çörek otlu obruk tulum peyniri, yarpuz (yaban nanesi) ve hafif közlenmiş biber eklenip sıkıca sarılır. İlk ısıranın damağında patlayan o zeytinyağının tazeliği ile çıtır ekmeğin uyumu, abartısız bir şekilde Mersin sokak ve yayla lezzetlerinin zirve noktasıdır.

Bu coğrafyada zeytinyağı sadece kahvaltılık bir unsur değildir; tencere yemeklerinin, soğuk mezelerin ve hatta hamur işlerinin temel ruhudur. Karacaoğlan’ın şiirlerine ilham veren Göksu Vadisi’nde, zeytinyağında ağır ağır pişen incir tatlıları, yabani ot kavurmaları ve fırınlanmış sebzeler, Ege sofralarını aratmayacak kadar zengin ve kendine özgü bir karakter taşır. Bölge üreticisinin asırlık gelenekleri modern taş baskı teknikleriyle harmanlayarak elde ettiği bu sıvı altın, uluslararası yarışmalarda kazandığı ödüllerle de gururumuz olmaya devam ediyor.

Sevgili Mersin Yerel Haber okurları; bu hafta sonu kendinize bir iyilik yapın. Sahil hattının monotonluğundan uzaklaşıp Göksu Vadisi’nin kıvrımlı yollarından Mut’a doğru bir lezzet rotası çizin. Yol üstündeki bir köy kahvesinde durun, köylünün kendi bahçesinden topladığı zeytinle çıkardığı yağa taze sıkmayı banın ve Torosların bu kadim mirasını yerinde hissedin. Unutmayın, gerçek lezzet keşifleri her zaman saklı vadilerin ve emektar ellerin izinde saklıdır. Haftaya kentin bir başka gizli tadında buluşmak üzere, ağzınızın tadı hiç bozulmasın!