Sevgili Mersin Sevdalıları, Doğa Dostları ve Yolu Patikalardan Geçen Yoldaşlarım;
Yine bir hafta sonu, yine sırt çantamızda mataramız, ayağımızda tozlanmaya hazır yürüyüş botlarımızla Mersin’imizin o tükenmez coğrafyasına doğru yola koyulduk. Bu hafta rotamızı Akdeniz’in en güney ucuna, rüzgarın kadim kent surlarında ıslık çaldığı, dalgaların binlerce yıllık taşları dövdüğü saklı bir cennete; Anamur Anemurium Antik Kenti’ne ve onun vahşi kıyı patikalarına çeviriyoruz. Hazırsanız, Toroslar’ın Akdeniz’le kucaklaştığı bu görkemli coğrafyada adımlarımızı tarihin ve doğanın ritmine bırakıyoruz!
Rüzgarlı Burun: Anemurium’un Antik Büyüsü
Anamur Burnu’na doğru ilerlerken sizi önce muz bahçelerinin o ferahlatıcı, tropikal kokusu karşılar. Ancak Anemurium’a adım attığınız an, zaman algınız bir anda değişir. Yunanca “Rüzgarlı Burun” anlamına gelen Anemurium, Akdeniz coğrafyasında doğa ile antik mimarinin birbirine en güzel sarıldığı ender noktalardan biridir. Sadece bir arkeoloji alanı değil, aynı zamanda Akdeniz’in büyüleyici mavisine nazır muazzam bir trekking rotasıdır burası. Roma ve Bizans dönemlerinin izlerini taşıyan su kemerleri, hamamlar, tiyatro ve deniz kenarında yükselen iki katlı muazzam nekropol (mezarlık) alanı, yürüyüşünüz boyunca size eşlik eder.
Kekik Kokulu Patikalar ve Kıbrıs Ufku
Patikaya nekropol alanının hemen üst kotlarından başlayıp kıyıya doğru indiğinizde, ayağınızın altındaki çıtırdayan kireç taşları ve yabani kekik kokuları büyülü bir atmosfer yaratır. Rüzgarın yüzünüze vurduğu her an, Kıbrıs’a doğru uzanan o engin mavilikte eski denizcilerin ayak izlerini ararsınız. Kentin en yüksek noktasına tırmandığınızda, bir yanda Toroslar’ın geçit vermez sarp kayalıkları, diğer yanda ise Akdeniz’in turkuaz tonlarıyla harmanlanmış bakir koyları serilir gözlerinizin önüne. Havada süzülen şahinlerin çığlıkları, dalga sesleriyle birleşerek doğanın en özgün senfonisini oluşturur.
Caretta Carettaların İzinde Bakir Koylar
Yürüyüşün en etkileyici etaplarından biri, antik kentin hemen bitiminde başlayan ve Anamur Feneri’ne doğru kıvrılan doğal sahil yoludur. Burada deniz öyle berrak, su öyle temizdir ki kıyıdan yürürken bile dipteki çakılları ve arada bir size selam veren deniz kaplumbağalarını (Caretta Caretta) görebilirsiniz. Betonun, gürültünün ve şehir karmaşasının değmediği bu hat; doğa fotoğrafçıları ve huzur arayan yürüyüşçüler için tam anlamıyla bir terapi rotasıdır. Sarp kayalıkların arasına gizlenmiş küçük çakıl plajları, kısa yürüyüş molalarında serinlemek isteyen gezginlere Akdeniz’in en saf halini sunar.
Patikaların Tadını Çıkarın
Sevgili dostlar, Mersin sadece bilinen sahil şeritlerinden ya da şehir merkezinden ibaret değil. Bu kentin her bir ilçesi, her bir köşesi keşfedilmeyi bekleyen birer hazine sandığı. Anemurium ise tarihin doğayla nasıl kusursuz bir uyum içinde yaşayabileceğinin en canlı kanıtı. Eğer bu hafta sonu ruhunuzu tazelemek, adımlarınızı tarihin derinliklerinde atarken denizin iyotlu kokusunu içinize çekmek istiyorsanız, Anamur rotasını mutlaka yapılacaklar listenizin en başına ekleyin. Doğaya saygıyla, çöplerimizi arkamızda bırakmadan ve patikaların tadını çıkararak yürümek dileğiyle…
Rota Mersin Gezgini Can ile bir sonraki gizli cennette buluşmak üzere, doğayla kalın!

