Sevgili Mersin Yerel Haber okurları, Lezzet ve Kültür Avcınız Selin olarak bu hafta rotamı, her adımı buram buram medeniyet ve lezzet kokan kadim ilçemiz Tarsus’a kırdım. Akdeniz’in ve Toroslar’ın tam kesişim noktasında yer alan Tarsus; Kleopatra Kapısı’ndan Kırkkaşık Bedesteni’ne, Saint Paul Kuyusu’ndan tarihi Tarsus evlerine kadar eşsiz bir tarih mozaiği sunar. Ancak Tarsus’u sadece taş binaları ve antik kalıntılarıyla anlatmak eksik kalır. Bu kentin sokaklarında yürürken burnunuza çalınan o kavrulmuş kimyon ve cızırdayan tereyağı kokusu, sizi doğrudan kentin kalbine, yani asırlık humus ustalarının tezgahına davet eder.
Ezber Bozan Bir Başyapıt: Soğuk Meze Değil, Sıcak Ana Yemek
Dünyanın pek çok yerinde humus denildiğinde akla soğuk bir meze gelir. Fakat Tarsus’a adım attığınız an ezberler bozulur. Burada humus, soğuk bir yan lezzet değil; güne enerjiyle başlamak için sabah kahvaltısında ya da akşam öğününde ana yemek niyetine tüketilen sıcak bir başyapıttır. Geleneksel yöntemlerle haşlanan yerli nohutların, pirinç tokmaklarla sabırla ezilmesiyle başlayan bu yolculuk; kaliteli tahin, taze sarımsak ve Tarsus kimyonunun muazzam dengesiyle şekillenir. Ustanın çamur tabakta güveç gibi ısıttığı humus, üzerine tavada cızırdayan köpük köpük bakır tava tereyağı döküldüğünde adeta dile gelir.
Humusun Adabı: Çatal Vurulmaz, Pide Banılır
Tarsus humusu bir yemekten öte, kendine has adabı ve ritüelleri olan bir kültürdür. Masaya gelen o sıcacık humusa çatal vurulmaz; tırnaklı pide sıcak humusa banılarak yenir. Yanında sunulan turp, taze nane, acı süs biberi ve kütür kütür Tarsus turşusu bu lezzet şölenini tamamlar. Arzuya göre üzerine eklenen pastırma veya sucuk ile zenginleşen bu tabak, Doğu Akdeniz’in cömertliğini damaklarınıza taşır. Eski arasta çarşısındaki küçük ve mütevazı humus dükkanlarında otururken, yan masanızda 70 yıllık humus ustalarının hikayelerini dinlemek bu deneyimi unutulmaz kılar.
Kırkkaşık Bedesteni ve Tarih Kokan Sokaklar
Lezzet yolculuğunuzu tamamladıktan sonra Tarsus’un taş döşeli dar sokaklarına karışmak, Osmanlı ve Levanten mimarisinin izlerini taşıyan restore edilmiş tarihi evlerin arasında kaybolmak şarttır. Kırkkaşık Bedesteni’nde demli bir çay molası verirken, yüzyıllardır süregelen zanaat kültürünün kokusunu içine çekersiniz. Tarsus, mutfağındaki sadeliği derin bir lezzet derinliğiyle sunmayı başaran, gastronomi meraklıları için adeta açık hava bir müzedir.
Eğer bu hafta sonu kendinize ve ruhunuza bir lezzet armağanı vermek istiyorsanız, Tarsus’a doğru yola çıkın. Bir humus tabağının buharında binlerce yıllık tarihin izini sürün, sıcak pidenizi köpüren tereyağına banın ve bu toprakların bize sunduğu zenginliğin tadını çıkarın. Bir sonraki lezzet durağımızda buluşuncaya dek, ağzınızın tadı hiç bozulmasın!

