
Bulutlar Ağlasın
Şerife Eser – Köşe yazısı…
Yüzlerce Çocuk öldü Okullarına bomba
düştü savaşta Anneler Ağladı Savaşın ilk
gününde
Duydun mu gece yıldızlar, sustu?
Bir çift göz, umutla doluydu hâlâ –
Gök ağlasın, çocuklar ağlamasın diye dua
ederken…
Zalimsiniz Savaş çıkarıp bombalar atanlar
Çocuklarla
Gözyaşıyla değil, gülüşleriyle güzelleştirsin
dünyayı.
Onların gözlerinden dökülecek her damla
yaş yerine, gökyüzü ağlasın. Bulutlar
boşalsın, şimşekler çaksın, rüzgâr
savursun hüznü. Ama çocuklar, ne olur,
ağlamasın…
Ben isterim k i bu dünyada hiçbir çocuk
annesiz, babasız kalmasın. Öksüzlük,
yetimlik kader gibi sunulmasın onlara.
Savaşlar, yoksulluklar, açlık ve göç yolları
çocukların kaderi olmasın. Onlar
oyuncaklara, kitaplara, masum
arkadaşlıklara v e sevgi dolu ellere uzansın.
Dünya, onların küçük adımlarını korumak
için büyüsün. Bir çocuğun tek derdi
kalemiyle hangi rengi seçeceği olsun;
kahverengi mi, mavi mi, yoksa kırmızı mı?
Gece yatağa girdiğinde başını yumuşacık
bir yastığa koyabilsin, karnı tok, yüreği
huzurlu olsun.
Ben isterim k i ateşten yangınlar, umutları
yok etmesin.
Bir kıvılcım bir ormanı değil; sadece
karanlıkları aydınlatsın.
Sadece ışık versin gecelere.
Hiçbir çocuk, bir yangının içinden
kurtarılmaya çalışılan hayat olmasın.
Evleri sarsılmasın bombalarla, elleri
çatlamasın soğuktan.
Umut, kül olmasın onların ellerinde.
Her çiçek, kendi mevsiminde açsın.
Kendi zamanında büyüsün, gelişsin.
Zorla koparılmasın, ezilmesin,
soldurulmasın.
Henüz bir tomurcukken üzerine ağır sözler,
büyük yükler, yaşına uygun olmayan roller
yüklenmesin.
Bir çocuğun gülüşü dünyaları değiştirir,
bunu hiç unutmayalım.
Küçücük bir çocuğun gözlerindeki korku,
hepimizi utandırmalı.
Ve o korkuyu biz değil, dünya yok etmeli.
Ben isterim ki çocuklar okul yolunda olsun,
mezar yolunda değil.
Okul zilleri çalsın sabahları, siren sesleri
değil.
Kitap kokusu dolsun ciğerlerine; barut
kokusu, kan kokusu değil.
Sınıflar dolsun kahkahalarla.
Öğretmenlerinin adını heyecanla
anımsasınlar.
Ve her sabah yeni bir şey öğrenmenin
sevinciyle uyanabilsinler.
Ben isterim ki dünya büyüklere göre değil,
çocuklara göre şekillensin.
Çünkü biz ne yaparsak, onların geleceğini
ya kuruyoruz y a da yıkıyoruz.
Daha yaşanmamış hikâyelerin
kahramanları onlar.
Kirletilmemiş duyguların taşıyıcısı.
En saf, en temiz varlıklar.
Her çocuk bir şiirdir.
Ve her şiir bir dua gibidir.
O dualar boşa çıkmasın diye dua ediyorum.
Bir köşe yazısı yazarken bile, yüreğim
yanıyor gözleri yaşlı bir çocuk gördüğümde.
Neden susmuş bu çocuk?
Neden korkuyor?
Neden bakışlarında b u kadar çok soru var?
Oysa dünya onların gülüşleriyle güzelleşir.
Bir çocuğun kahkahası bir şehre ışık
olabilir.
Bir çocuğun umudu, milyonları ayağa
kaldırabilir.
Ama biz, biz yetişkinler…
Kimi zaman gözümüzü kapatıyoruz onların
çaresizliğine.
“Bize ne” diyerek sıyrılıyoruz vicdan
yükünden.
Işte tam da bu yüzden bu yazıyı yazmak
istedim.
Tam d a bu yüzden susmamak, dile
getirmek, göstermek…
Ben isterim k i o küçücük eller boş
kalmasın.
Bir kitap tutsun, bir oyuncağa uzansın, bir
başka ele uzanıp güven duysun.
Ve bu yazım, o minicik eller için yazılmış
bir dua, bir çağrı, bir dilek olsun.
Belki uzaklarda bir çocuk okuyamaz bu
satırları.
Ama belki bir büyük okur d a kendine ș u
soruyu sorar:
“Ben, bir çocuğun hayatında neyi
güzelleştirdim?”
Ben isterim ki b u yaz, çocuklar için umut
dolu geçsin.
Bir ağaç gölgesinde serinleyen çocuklar
olsun.
Dondurma yerken ellerine bulaşan tatlı
lekeler olsun dertleri.
Kirlenen ayakları, çimen izleri, yüzlerindeki
neşeli bakışlar olsun dünyaya söyledikleri.
Ve son kez yine söylüyorum:
Ben isterim ki çocuklar ağlamasın, bulutlar
ağlasın.
Çünkü gök bile, bir çocuğun yerine
ağlamayı kabul edebilir.
Ama biz, çocukların gözyaşlarını
kabullenmemeliyiz.
Gelin, hep birlikte el ele verelim.
Bir çocuğun umudu olalım.
Bir çocuğun hayali, bir milletin Şerife Eser
daha güzel bir dünya için
geleceğidir.
Şerife ESER








YORUMLAR