Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Derşah NAR
Derşah NAR

CHP’YE YAZIK EDİLİYOR… Derşah NAR Yazdı…

CHP'YE YAZIK EDİLİYOR...
CHP’YE YAZIK EDİLİYOR…

Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girerken Türkiye’nin en köklü siyasal kurumu olan CHP’nin içinde yaşananlar, sadece bir parti içi tartışma olarak değerlendirilemez.

Çünkü CHP, sıradan bir siyasi organizasyon değildir. 103 yıllık tarihiyle bu ülkenin kuruluş kodlarını taşıyan, demokrasi mücadelesinin hafızasını bünyesinde barındıran bir siyasal mirastır.

Bugün yaşanan krizlere bakıldığında, hukuki tartışmaların merkezinde yer alan butlan kararları, kurultay süreçleri ve örgütsel eksiklikler elbette değerlendirilmelidir.

Ancak asıl sorgulanması gereken, bu süreçlerin nasıl olup da partiyi büyütmenin değil, küçültmenin; birleştirmenin değil, ayrıştırmanın aracı haline getirildiğidir.

Ne yazık ki CHP içerisinde uzun süredir siyaset yapan birçok aktör, partinin geleceğini düşünmek yerine kendi siyasi pozisyonlarını koruma refleksiyle hareket etmektedir.

Bir tarafta Kemal Kılıçdaroğlu etrafında kümelenenler, diğer tarafta Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu çevresinde saf tutanlar bulunmaktadır. Bu kümelenmelerin önemli bir bölümünde ilkesel kaygılardan çok kişisel beklentilerin belirleyici olduğu yönündeki algı giderek güçlenmektedir.

Tarih bize göstermiştir ki büyük siyasi hareketler şahıslar etrafında değil, ortak hedefler etrafında büyür. Şahıslar gelir geçer; kurumlar ve fikirler kalır. CHP’nin bugün ihtiyaç duyduğu şey yeni ayrışmalar değil, yeni birleşme zeminleridir.

Bu nedenle parti içinde kalıp sorunları çözmeye çalışan, ayrışmanın değil bütünleşmenin sesi olmaya çalışan isimlerin tavrı ayrıca önemlidir. Yerel yönetimlerde ortaya koydukları performansla dikkat çeken Vahap Seçer, Mansur Yavaş ve Zeydan Karalar gibi isimlerin sergilediği sağduyulu yaklaşım, CHP tabanında da karşılık bulmaktadır.

Özellikle TBB Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ’in Cumhuriyet değerlerine bağlılığı ve istikrarlı duruşu parti tabanından da büyük destek alıyor.

Benzer şekilde Oğuz Kaan Salıcı, Engin Altay, Ali Öztunç, Engin Koç ve Gürsel Erol gibi siyasetçilerin partinin zarar görmemesi için dengeleyici bir dil kullanma çabaları da dikkate değerdir.

Ancak belki de en büyük eksiklik, partinin deneyimli isimlerinin üstlenmesi gereken “abilik” rolünün yeterince ortaya konulamamasıdır. Siyasi hafızalarıyla yol göstermesi beklenen Murat Karayalçın, Hikmet Çetin, Onur Öymen ve benzeri isimlerin taraflar arasında köprü kurmaları gerekirken, zaman zaman tartışmaların bir parçası haline gelmeleri toplumdaki hayal kırıklığını artırmaktadır. Ellerinde gelse partiye genel başkan olarak kendilerini önerecekler.

Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal tablo ortadadır. Milyonlarca emekli geçim mücadelesi vermektedir. Çalışanlar hayat pahalılığı altında ezilmektedir. Esnafın ticaret yapma kapasitesi daralmış, gençlerin geleceğe ilişkin umutları zayıflamıştır. Böyle bir dönemde muhalefetin en büyük partisinin enerjisini iç mücadelelere harcaması, doğal olarak iktidar bloğunun elini güçlendirmektedir.

Siyaset bazen sadece kazanmayı değil, ne zaman durulacağını bilmeyi de gerektirir. Bugün CHP’nin ihtiyacı olan şey yeni cepheler açmak değil, ortak aklı büyütmektir. Çünkü partiler, liderlerin değil toplumun emanetidir.

Belki de bu yüzden geçmişin devrimci gençlerinin haykırdığı “Ne Amerika, ne Rusya; tam bağımsız Türkiye” sloganını bugün daha iyi anlıyoruz. O sloganın özünde kişilerden bağımsız bir memleket sevdası vardı. Bugün de ihtiyaç duyulan şey tam olarak budur; şahısların değil ilkelerin, hesapların değil ülkenin geleceğinin öne çıkmasıdır.

Günün sonunda ne Kemal Kılıçdaroğlu, ne Özgür Özel, ne de Ekrem İmamoğlu CHP’den daha büyük değildir. CHP’nin büyümesi, güçlenmesi ve yeniden toplumun umudu haline gelmesi için herkesin bir adım geri çekilip ortak geleceğe bakması gerekmektedir.

Çünkü mesele yalnızca bir partinin geleceği değildir.

Mesele, Türkiye’nin geleceğidir.

DERŞAH NAR

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

YAZARLAR
TÜMÜ

    SON HABERLER